Çok sevinçliyiz
Cem Özdemir'in Yeşiller Partisi eşbaşkanlığa seçilmesi ailesini, öğretmenini, arkadaşlarını sevindirirken. kurultayı televizyondan izleyen anne ve babası "En büyük sevinç ve gururu yaşıyoruz" dediler.
Cem Özdemir’in Alman Yeşiller Partisi'nin eşbaşkanlığına seçilmesine Özmedir'in doğup büyüdüğü Bad-Urach ile Reutlingen kasabalarında da büyük yankı uyandırdı. Ailesi, öğretmenleri, çocukluk arkadaşları kısacası herkes Özdemir’in bu başarısına sevindi.
Yeşiller'in Erfurt kentinde yapılan 28. Kongresi'nin televizyondan izleyen anne ve babası Nihal ile Abdulah Özdemir, Özdemir'i telefonla arayarak kutladıkları öğrenildi. Annesi ile telefon konuşmasında uygulu anlar yaşadığını söyleyen Cem Özdemir 'Özellikle annem çok duygulanmışı. Eşbaşkanlık seçimimi ilk kuşağa adadığımı söylemem onu çok etkilemiş. Gururlanmış. Hem beni hem de Claudia Roth'u tebrik edip 'gözlerinizden öpüyorum. Oğlum seninle gurur duyuyorum' dedi.
Nihal ve Abdullah Özdemir Hürriyet muhaberine "Bir anne ve babanın yaşayabileceği en büyük sevinci ve onuru yaşıyoruz. İdeallerine sımsıkı sarılan ve prensipleriyle disiplinli çalışan Cem, böyle bir başarıyla burada yaşayan göçmenlerin sözcüsü olacak. Bulunduğu konumun farkında ve görevlerinin bilincinde. Her zaman da öyleydi. Onun her zaman yanında olduk, bundan sonra da böyle olacak. Allah yolunu açık etsin" dediler
Nejla Soylu (Cem'i yıllardır tanıyan Komşusu): O da bizim Obamamız. O kadar mutlu ve gururluyuz ki, hemen koşup Nihal Abla ile Abdullah Amca'yı tebrik etmeye geldim.
Ekrem ve Şükran Uluçer (Cem Özdemir’in kirvesi ayrıca anne ve babasının nikah şahidi): Cem’in bizlere yaşattığı mutluluğu anlatmak için kelimeler yetersiz kalır. Çocukluğundan beri tanıdığımız Cem’in böyle bir başarı kazanması burada yaşayan göçmenler için büyük bir anlam taşıyor. Bunun değerini bilmek gerekiyor.
Eonore Feller (Özdemir'in öğretmeni): 1. ve 2. sınıfta öğretmeniydim. İnanın, milletvekili olduğunda da, şimdi de çok gururlandım. Bir partinin lideri olmak küçük birşey değil. Başarılarla dolu bir siyasi geçmişi düşündüğünüzde ise bu pek süpriz olmamalı. Umarız bundan sonra bu başarıları devam eder.
Sabine Munz: Cem'i küçüklüğünden beri tanırım. O küçük Türk şimdi büyük insan oldu. Ben de Bad Urach'lı olarak onunla gurur duyuyorum. Cem Özdemir’in eşbaşkan olması. Şimdi yarınlara daha farklı ve umut dolu bakmak lazım. Çünkü bu genç siyaset adamı birşeylerin önünü açtı.
Cabbar Şentürk: Böyle bir başarı hepimize büyük bir gurur yaşattı. Almanya’da yaşayan göçmenler olarak bu başarı hepimizin. Kendisini tebrik ediyor ve yolunun açık olmasını diliyorum.
Yusuf Ereşidir: Cem Özdemir’in seçileceğine zaten kesin gözüyle bakılıyordu. Önemli olan Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde bir ilki yaşatmış olması. Bu başarısının devamını diliyorum.
İzzet Şentürk: Bir ilk yaşandı ve göçmen kökenli bir Türk bir partinin eşbaşkanı olarak seçildi. Bu başarı bundan sonra yapacaklarımızın ilk adımı oldu. Kendisini kutluyorum.
Lütfiye Soylu: Cem Özdemir’in parti başkanı olmasına çok seviniyorum, diğer yandan da milletvekili olmadığı için üzülüyorum. Parti içindeki çekememezlikler onun çok faal olmasındandı. Bad-Urachlı ve yakın arkadaşı olarak onunla her zaman gurur duydum, Avrupa’da ilk Türk kökenli parti başkanı olması nedeniyle onunla ne kadar gururlansak azdır.
Günay Biçer: Cem Özdemir’i çocukluğundan beri tanırım, bir Türk ve Bad-Urachlı olarak parti başkanı olmasından gurur duyuyorum. Özdemir’den Almanya’daki Türk gençlerimizin bedelli askerlik konusunda yardımlarını bekliyorum.
Ahmet Albayrak: Bir Türk olarak çok sevinçliyim, gurur duyuyorum. Bundan sonra Almanya’da bazı şeylerin değişeceğini düşünüyorum. Hayırlı olsun. Cem Özdemir’in çocukluk arkadaşım olması benim için gurur verici.
Yaşar Saraç: Bu göreve gelmesi beni çok sevindirdi. Türk gençlerinin gelecekleri ne olacak, meslek eğitimi için yer bulmakta zorlanıyorlar, ilgilenmesini istiyorum. Başarılar.
Nazmi Çakır: Özdemir’in parti başkanı olması beni çok sevindirdi. Avrupa’da ilk başbakan olmasını istiyorum. Neden olmasın. O bu kadarını başardı eminim devamı gelecektir.
Tayyip Yıldırım: Türk kökenli birinin Yeşiller’in parti başkanı olmasına çok sevindim. Bu bir yerde hepimizin başarısı sayılır. Kendisine yapacağı icraatlarda başarılar diliyorum.
Mehmet Seçilmiş: Çifte vatandaşlık konusunda bize arka çıkmasını istiyorum. Onunla bir Türk olarak gurur duyuyorum. Hepimiz duymalıyız. O bizlerin içinden çıkmış bir göçmen çocuğu. Umarım bizim çocuklarımıza da örnek olur.
Aygün Alhan: Zaten çocukken bile bu seviyeye ve daha yükseklere geleceğini hissediyor ve biliyordum. Obama gibi Cem’in de yabancı kökenli bir başbakan olmasını diliyorum. Türklerin haklarını savunsun, başbakan olmasını istiyorum.
Kadir Oğuzer: Bad-Urachlı olarak bu pozisyona gelmesine çok sevindim, haklarımızı savunsun. Bizi bizden de iyi anlayacağına şüphe yok çünkü o da bizler gibi göçmen çocuğu.
Aygün Olhan: Almanya’da yaşayan biz Türkler için önemli ve büyük bir adım Cem Özdemir’in eşbaşkan olması. Şimdi yarınlara daha farklı ve umut dolu bakmak lazım. Çünkü bu genç siyaset adamı birşeylerin önünü açtı.
© Hüseyin SENOL / BAD-URACH - 17.11.2008
|
Yeni bir sayfa açıldı
Alman Yeşiller'in eşbaşkanlığına seçilen Cem Özdemir, 1994'da, Federal Meclis'e milletvekili seçilmemle başlayan maceraya bugün yeni bir sayfa daha eklendi. Almanya'da gelecekte Türk kökenli birinin bakan, başbakan hatta cumhurbaşkanı dahi olabileceğini söyledi.
Alman Yeşiller Parti'sinin eşbaşkanlığına seçilen Cem Özdemir, Almanya'da ilerde Türk kökenli birinin bakan, başbakan, hatta cumhurbaşkanı dahi olabileceğini söyledi. Özdemir, eşbaşkan seçildikten sonra kurultayda Türk medya mensuplarının sorularını şöyle yanıtladı:
- Neler hissediyorsunuz?
- Sonuca tabii çok sevindim. Bu güzel bir sonuçtur ve ilerideki çalışmalarımı kolaylaştıracaktır. Hemen işe koyulmamız gerekiyor. Ocak ayında başlıyor seçim maratonu. Bundan sonra hemen işe koyuluyoruz. Eşbaşkan arkadaşım Claudia Roth'la birlikte derhal kolları sıvayacağız seçim kampanyası için. Tabii diğer arkadaşlarla birlikte yapacağız bunu.
Burada önemli olan benim Türk kökenli olduğum için değil, yaptığım iş için seçilmemdir. Benim için önemli olan bu toplumda insanların salt kökeninden dolayı bir yere gelmesi ve seçilmesi değildir. Bir insan yetenekleri ve görüşlerinin içeriği için seçilmelidir.
Bugün bu hedefe bir adım daha yaklaşmış oluyoruz. 1994 yılında başlayan maceraya, yani Federal Meclis'e milletvekili seçilmemle başlayan maceraya bugün yeni bir sayfa daha eklendi. İlk defa Türk kökenli birisi bir Alman partinin başkanı oldu. Bunan sonra başka haberler de alacağız. İnşallah günün birinde Türk kökenli bir hanımefendiyi bakan olarak göreceğiz. Hatta başbakan veya cumhurbaşkanı olarak göreceğiz. Eminim bunu da birlikte yaşayacağız.
Türk kökenli birinin bu göreve gelmesi Yeşiller Partisi ve Almanya açısından neler ifade etmekte?
Bizim, bununla yabancı kökenlileri kastediyorum; bu insanların sorunlarını konuşurken Almanların sorunlarından çok farklı şeyler konuşmuyoruz aslında. Okul, aile sorunları örneğin. Almanların da bu alandaki sorunlara farklı değil. İspanyolların, Yunanlıların da benzer sorunları var. Almanya'daki işçi kesiminden gelen insanların çocuklarının sorunları çok mu daha farklı? Onlar liseye gidebiliyor mu? Onlar üniversiteye gidebiliyor mu?
Gidemiyorlar ne yazık ki. Dolayısıyla toplumda etnik sorundan ziyade bir sosyal sorun var. Maalesef işçi ailelerinin çocukları yeteri kadar desteklenmiyor. Onlara yeteri kadar sahip çıkılmıyor. İşte bunu değiştirmemiz gerekiyor. Cepheyi de genişletmek gerekiyor. Bu alanda sendikalar da bizimle hareket edebilir. İşçi ailelerinden gelenler de birlikte hareket edebilir.
Biz onları da işbirliğine davet ediyoruz. Onları da kucaklamak istiyoruz. Biz bütün dışlanmış insanları, toplumun dışına itilmiş insanları yanımıza almak istiyoruz. Seçilmemi özellikle birinci kuşağa adamak istedim. Onlar bugün burada değiller. Genç kuşak burada. Burada benimle birlikte delege olarak gelen çok sayıda genç insan var. Bu beni mutlu ediyor. Bunların bir kısmı benim stajyerlerim, bir kısmı yanımda çalışan arkadaşlar. Demek ki yavaş yavaş bir değişiklik görüyoruz.
- Yeşiller'in attığı bu adım diğer partiler için ne ifade etmeli?
- 1994 yılında ilk yabancı kökenli milletvekili olarak Federal Meclis'e seçilmiştim. Hıristiyan Demokratlar bile Berlin'de, Hamburg'da Türk kökenli Eyalet Parlamentosu milletvekili çıkardılar. Günün birinde benzer şeyleri parti başkanlığında, parti yönetiminde, milletvekilliğinde de göreceğiz mutlaka. Yeşiller yine bir ilke imza attı. Yeşiller Partisi ilk kotayı koyan partiydi.
Kadınlar ve erkekler arasında eşit şekilde koltuk dağılımı kotası. Evet, Yeşiller bir ilke imza attı. Umarım diğer partiler de bize bakıp, demografik değişimi de gözardı etmeden buna imkan kılarlar. Ben diğer partilerin de gerçekleri gözardı edemeyeceklerini düşünüyorum. Eğer buradaki yabancı kökenli insanlar bu toplumun bir parçasıysa, ona göre hareket etmek gerekiyor. Dolayısıyla göçmen kökenli insanların da parti yönetiminde görev alması doğal olmalıdır.
- Eşbaşkan olarak ne gibi somut adımlar atacaksınız? Yeni hedefleriniz neler olacak?
- Örneğin bizim parti üyelerimiz Anna olduğu gibi Ayşe de olacak. Ben bunun böyle olmasını istiyorum. Aslında bizim partimiz bunu yapıyor. Ancak ben bunu daha da genişletmek istiyorum. Açıkçası herkesi politika yapmaya, siyasetle ilgilenmeye davet ediyorum. Ben işçi ailesinden gelen birisiyim. Şayet ben bunu başarabilmişsem, diğerleri de bunu başarabilir demektir.
Hatta daha da ileri gidebilir. Niye olmasın? Bu bir zaman meselesi. Diğer bir etken ise bugüne kadar seçim kampanyaları Almanlara dönük seçim kampanyasıydı. Biz bunu da değiştirmek istiyoruz. Başlattık ama, genişletmek istiyoruz. Bu toplumda yaşayan herkesi kazanmak istiyoruz. Bu insanlar bizim vatandaşımızdır, bu toplumun bir parçasıdır. Dolayısıyla, Alman oylarını ne kadar istiyorsak, göçmen kökenlilerin oyları da o kadar önemlidir.
- Kurultaya çifte vatanlık imkanını kılınmasını içeren bir önerge de kabul edildi. Bu alanda neler yapmayı düşünüyorsunuz?
- Bundan sonraki seçimlerde biz tekrar iktidara ortak olursak, konu ana gündemimizde olacak. Bu bizim partimiz için en önemli konulardan birisidir. Yeşillere oy veren, çifte vatandaşlık konusunda da ilerlemeye de oy verecektir.
© Ahmet KÜLAHÇI - Ali VARLI / ERFURT - 17.11.2008
|