Deniz Feneri 2009

Halk bu bayram feneri söndürdü

Almanya’daki Deniz Feneri e.V davasıyla kan kaybeden Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği tükenme noktasına geldi. Kurban Bayramı’nda bağışlar geçen yıllara göre yüzde 75 oranında azaldı

Almanya’da faaliyet gösteren Deniz Feneri e.V. yöneticileri, yoksullara yardım için topladıkları 41 milyon euro’luk paranın önemli bir kısmını amaç dışı kullanınca haklarında dava açılmış, tutuklu yargılanan dernek yöneticileri hapis cezası almış, derneğin mal varlığı ise kamuya devredilmişti.

Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği ise davanın başından sonuna kadar Almanya’daki dernekle hiçbir organik bağı olmadığını iddia etmiş ancak inandırıcı olamamıştı. Vatandaşların cep telefonlarına ve elektronik postalarına gönderilen mesajlarla yardım yapılması için çağrıda bulunan Deniz Feneri, Almanya’daki davanın bitmesinin ardından bitme noktasına geldi.

Alman savcının ’olayın asil failleri Türkiye’de’diyerek Türk yargı makamlarını harekete geçiren tavrı, Deniz Feneri Derneği’ne olan güveni tamamen sarsmaya yetti. Kurban Bayramı’nda Deniz Feneri Derneği’ne yapılan kurban bağışı yüzde 75 oranında azaldı.

Kızılay’da artış var

2007’nin Kurban Bayramı’nda 101 bin 707 kurban bağışı alan derneğe bu yıl yaklaşık 25 bin kurban bağışı geldi. 25 bin kişi, 220 YTL bağışlayarak kurbanının vekaletle Deniz Feneri Derneği’ne kestirdi. Bu sene kurban bayramında rekor bağış 171 bin 855 adet kurbanla Mehmetçik Vakfı’na yapıldı. Vakıf 250 YTL kurban bedelinden yapılan bağışlarla 42 milyon 963 bin 750 YTL topladı. Çoğu derneğe yapılan bağışlarda azalma görülürken, Kızılay ve Can Suyu

Derneği’ne bağışlarda artış meydana geldi.

KİM NE KADAR TOPLADI?

Deniz Feneri

2008 25 bin

2007 101 bin 707

Mehmetçik Vakfı

2008 171 bin 855

2007 181 bin 550

2006 105 bin

Kızılay

2008 28 bin

2007 25 bin

2006 14 bin

THK

2008 4 bin 100

2007 4 bin 835

2006 7 bin 985

Can Suyu Derneği

2008 20 bin adet

2007 13 bin adet

2006 13 bin adet

© Vatan - 16.12.2008

Kılıçdaroğlu’ndan Akman belgeleri

Kılıçdaroğlu Akman’ın ortağı olduğu yeni bir firma buldu: Rehber Basın Yayın Organizasyonu. Ortakları Akman, Karaman ve Ceylan

ANKARA- CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun dünkü hedefi bir kez daha RTÜK Başkanı Zahid Akman oldu. Akman ile ilgili yeni belgeler açıklayan Kılıçdaroğlu, Akman’ın ortak olduğu yeni bir firmasını da belgeledi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “RTÜK Yasası’nın 9. maddesine göre, RTÜK üyeleri bırakın yönetici olmayı doğrudan veya dolaylı radyo ve televizyonla ilgili bir şirkete ortak dahi olamazlar. Şimdi sizlere, Rehber Basın Yayın Organizasyon ve Eğitim Tesisleri Limited Şirketi’nden söz edeceğim. Bu şirketin Ana Sözleşmesi’ne göre şirketin faaliyet konularından birisi şudur: Sesli ve görüntülü video, sinema, televizyon ve reklam film ve paket programları hazırlamak, hazır olanları çoğaltmak, pazarlamasını dağıtımını yapmak, stüdyolar kurmak, bunlarla ilgili her türlü makine vs. yurtiçinden ve yurtdışından temin etmek ve bunların her türlü ticaretini yapmak. Bu şirketin ortaklarından birisi de Aykut Zahid Akman’dır. 3 Ocak 2008 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ne bakıldığında bu gerçek görülecektir. Bu şirketin diğer ortakları ise, Akman’ın biat belgesi verdiği Zekeriya Karaman ve Hasan Hüseyin Ceylan.”

Akman 22 Eylül 2008’de yaptığı açıklamada, “Herhangi bir üretim, alım satım yapan, şirketle ortaklığım yoktur. Şu anda iki ortaklığım var, ikisi de yatırım ortaklığıdır” demişti.

’Dondurulmuş şirket’

Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği şirket Ankara Ticaret Odası kayıtlarında aktif gözüküyor. Ortaklarından biri de eski RP’li Ceylan. Ceylan, “Şirketin 10 yıldır hiçbir faaliyeti yok, dondurulmuş bir şirket. Siyasete girdiğimde, onlar da Kanal 7’yi kurduklarında şirket donduruldu. İlerde gerekebilir düşüncesiyle tasfiye etmedik” dedi.

‘Sahte imza kullanıldı’

Kılıçdaroğlu: “Ankara 18. Noterliği’nce düzenlenmiş Akman’a ait bir imza beyannamesini sunuyorum. Akman 3 ayrı imza atarak, imzasını noterde tescil ettirmiştir. Diğer belge ise, altında Akman’ın imzası bulunan, Beyaz İletişim Tanıtım Turizm Sanayi ve Limited Şirketi’nin 29.5.2004 tarihli kararı. Bu karar İstanbul 28. Noterliği tarafından 7 Haziran 2004’te onaylanmıştır. İki ayrı belgedeki Akman’a ait imzalar hiçbir benzerlik göstermemektedir. Bunlar diyorlar ki, ”Durmak yok, yolmaya devam.“

‘OĞLUM SİGORTALI ÇALIŞTI’

Vakit Gazetesi’nde dün Kılıçdaroğlu’nun Çalışma Bakanlığı’nda Müsteşar Yardımcısı iken Kerem Kılıçdaroğlu’nun ilköğretim öğrencisi olmasına rağmen sigortalı olarak çalıştığına ilişkin bir haber yayınlandı. Kılıçdaroğlu dün şunları söyledi: “Ankara’da saygın bir firmada sigortalı part-time çalıştı. Varsa bir usulsüzlük, yolsuzluk üzerine giderim, hiçbir tereddütüm yok. Eğer yasaksa, çalışmadıysa hay, hay. İlkokulda çalıştım ama sigortam yoktu. Oğlum o çalışmadan sonra, baterinin bazı aygıtlarını aldı. Bateriye biz karşıydık, evde çalarsa komşular rahatsız olacaktı. Ama aldı.”

Noter iddiası

Kılıçdaroğlu, Fener davasında Almanya’da cezaevindeki bir kişi için sahte noter onayı verdiği ileri sürülen İstanbul 10. Noteri’yle ilgili soruşturmayı yürüten Noterler Birliği Başkanı Hasan Yeni’yle ilgili iddia ortaya attı: “Beyaz Holding A.Ş. 27.7.2005 kuruluyor. Noter 25 Temmuz’da onaylıyor.”

© Vatan - 04.11.2008


Yalanladıkça yalanlanıyor!

Akman, kendisi hakkındaki iddiaları sürekli yalanladı, ancak yalanlamalarının doğruyu yansıtmadığı ortaya çıktı:

İDDİANEMEDE İSMİM YOK!: Akman’ın, 11 Eylül’de Habertürk’te “Deniz Feneri iddianamesinde ismim geçmiyor” dedi. İddianamede adının tam 34 kez geçtiği belirlendi.

KOOPERATİFE ÜYE DEĞİLDİ!: Akman’ın Almanya’da kurulu OFWG e.G. kooperatifinin yöneticisi olduğu açıklandı. Akman kendisini “fahri üyeyim, yönetimde değilim” diye savundu. Ancak çok geçmeden Akman’ın RTÜK başkanlığı döneminde kooperatif yazışmalarında “yönetim kurulu üyesi” olarak geçtiği belgelendi. Frankfurt Bölge Mahkemesi Basın Sözcüsü Savcı Doris Möller Scheu, Akman’ın kooperatif yolsuzluğuyla ilgili soruşturmada sanık olduğunu, dolandırıcılık ve hileli iflasla suçlandığını açıkladı.

HİÇ TİCARİ FAALİYETİ YOKTU!: Akman 3 Eylül’de “3.5 yıldır ne yurtiçinde ne de yurtdışında hiçbir ticari faaliyetim yoktur. Bu hususlar resmi kayıtlar ile sabittir” dedi. Ancak Akman’ın RTÜK üyesi olmasından sonra da Deniz Feneri e.V. ile yakın ilişki içinde bulunan 4 ayrı Alman şirketinde (Weiss Handels-und Investment GmbH, Euro 7 Fernesh Marketing, Atlas Media Marketing ve European Consulting Marketing) yöneticilik yaptığı ortaya çıktı.

YAKALADINIZ AMA, O ESKİ!: Akman, RTÜK Başkanlığı yaparken Almanya’daki bazı şirketlerde 2005-2007 yılları arasında ortaklığının sürdüğü ortaya çıkınca, ilk “Bunlar başkanlığımın il dönemine ait. O sırada istifalarım sonuçlanmadı, hisseleri satmak için ortak aradım bulamadım. Ama o dönem bitti. İkinci dönem seçildim, bu dönemde ortaklığım kalmadı” açıklaması yapmıştı.

ARMADA’NIN ORTAĞI: Akman’ın hiç açıklamadığı bir şirket de ortaya çıkarıldı. Akman’ın RTÜK Başkanlığı görevini sürdürmesine rağmen Ankara’nın en ünlü alışveriş merkezi olan ve uzmanların 300-350 milyon dolar değer biçtiği Armada’nın ortakları arasında yer aldığı belgelendi.

© Vatan - 04.11.2008

'nin Milliyet? gazetesindeki haberleri:


'nin 30.08.2008 tarihli Milliyet? gazetesindeki haberi:

'nin 20.08.2008 tarihli Milliyet? gazetesindeki haberi:

Almanya'nın Frankfurt kentinde Deniz Feneri adlı dernek aracılığıyla milyonlarca Euro'luk dolandırıcılık yaptığı iddia edilen 3 zanlıya, dolandırıcılık davası resmen açıldı.

Almanya'nın Frankfurt kentinde faaliyet gösteren Deniz Feneri adlı derneğinin 3 yöneticisi hakkında dolandırıcılık davası resmen açıldı. Konuya ilişkin bir açıklama yapan Frankfurt savcılığı, televizyon kanalı Euro 7, internet ve gazetelerde, Türkiye, Pakistan gibi ülkelerde yaşayan fakir insanlara yardım için çağrıda bulunan ve milyonlarca Euro'luk bir meblağı Deniz Feneri e.V. adlı derneğin banka hesabına aktaran yöneticiler hakkında dava açıldığını doğruladı.

Frankfurt savcılığının yaptığı açıklamaya göre, Deniz Feneri adlı dernek 2002 ile 2007 yılları arasında 41 milyon Euro bağış topladı. Dolandırıcılık davasının sanıkları ise, bu 41 milyon Euro'nun 18,6 milyonunu elden aldılar ve bir miktarını da Türkiye'ye kaçırdılar.

BÜYÜK OPERASYONYAPILMIŞTI

Kanal 7 binası yaklaşık bir yıl önce, polis, gümrük memuru ve vergi memurundan oluşan 340 kişilik bir ekip tarafından basılmış ve şirkette çok sayıda dosyaya ve bilgisayara el konulmuştu. Bunun dışında Frankfurt, Bad Homburg, Friedrichsdorf, Flörsheim ve Offenbach'ta da 14 ev ve işyeri aranmıştı.

Bu operasyonlar sonrası derneğin eski başkanı Mehmet Gürhan ve muhasabeci Firdevsi Ermiş tutuklandı. Baskında gözaltına alınan Mehmet Taşkan daha sonra ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştı. Deniz Feneri Derneği toplanan 8 milyon Euro'luk bağışların amaç dışı kullanıldığı gerekçesi ile basılmıştı.

TUTUKLANMIŞLARDI

Almanya'da Frankfurt merkezli Deniz Feneri Derneği'nde milyonluk usulsüzlük ve yolsuzluk soruşturması kapsamında dernek başkanı Mehmet Taşkan, eski başkanı Mehmet Gürhan ve muhasabeci Firdevsi Ermiş tutuklanmışlardı. 25 Nisan 2007 tarihinde Deniz Feneri'nin bulunduğu binaya yapılan baskın ile ilgili soruşturmayı yürüten Savcı Thomas Becheld, bir açıklama yaparak, zanlıların 'Kamuya yararlılık' statüsünde usulsüzlükler nedeni ile tutuklandığı kaydetmişti.

Hürriyet - 23.04.2008

Kim-Kimdir

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - Q - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - X - W - Y - Z


Oluşturulduğu 10.10.2008 tarihinden beri bu sayfaya (KimKimdir.de 23.04.2008) (422) + 224 kere erişilmiş olup
© AYPA.TV sitesi ise kurulduğu 31.12.1996 tarihinden bu yana toplam 2.148.600 + 3281305 kere ziyaret edilmiştir.