Sayın Basın mensupları,

İslam Federasyonu 1980 yılında kurulmuştur, kurulduğu tarihte 26 cami üyedir Federasyona. Bugün bu sayı 11’e inmiştir.

  1. Ayasofya Camii
  2. Emir Sultan Camii
  3. Ensar Camii
  4. Gazi Osman Pasa Camii
  5. Haci Bayram Camii
  6. Hasan Basri Camii
  7. Mariendorfer Camii
  8. Mevlana Camii
  9. Rudower Camii
  10. Spandauer Camii
  11. Vakif Camii

Bu camilerden iki tanesi de hizmete açık değildir. Kalan sayı dokuzdur. Sayı 26 dan 9’a düşmüştür.

Bu şu demektir: Federasyon çok kötü yönetilmiştir, hala da kötü yönetilmektedir. 2005 yılına kadar tek adam tarafından(saltanat) yönetilen Federasyon’un başına, 2005 yılında Haldun Algan(Aykut Algan) atanmıştır. Haldun Algan IGMG’nin eski bölge başkanıdır ve inşaat mühendisidir, bu atamayla saltanat devam etmektedir. Oysa tüzüğe göre Federasyona başkan olacak kişinin İlahiyat mezunu olması gerekir( Satzung Madde 8a ve Satzung Madde 9a). İlahiyat mezunu olmayan kişilerin İslam Federasyonu’na başkan olarak seçilmesi manidardır.

Federasyonun tüzüğüne uygun faaliyetler arzu edilen şekilde yapılmamıştır.

İslam Federasyonu Almanya’da “Dini Cemaat“ statüsünde olan bir Federasyondur. Faaliyet alanı geniştir. Ancak federasyon sadece faaliyet alanı olarak okullarda dindersi vermeyi kendisine hedef olarak seçmiş, onu da yarım yamalak götürmektedir. Sekiz senedenberi okullarda okutulması gereken ders kitabı bile hazırlanmamıştır. Öğretmenler, müfredatı özel gayretleri ile ve kendi din ve dünya görşlerine uygun bir şekilde takip etmektedirler. İslami Cemaatlarla ilşkiler neredeyse askıya alınmış durumdadır. Müslümanların ihtiyacı olan dini bilgiler konusunda İslam Federasyonu hiçbir çalışma yapmamıştır. Tüzüğe göre başkanın oluşturması gereken Yüksek Din kurulu bugüne kadar hiç oluşturulmamıştır. Bundan dolayı müslümanların ihtiyacı olan konularda fetvalar verilememiştir. İslam Federasyonu gibi bir kurum neredeyse tabela derneği durumundadır.

§ 3 Federasyonun hedefleri

Berlin İslam Federasyonunun görevi, Berlin de yaşayan Kuran’ı ve peygamberin (s.a.v.) sünnetini kabul eden tüm Müslümanların toplum içindeki dini yaşantılarını sağlamak ve farklı düşünceye sahip olan tüm insanlarla, şuanda ve gelecekte, barış içinde birlikte yaşamayı temin ve kolaylaştırmaktır. Berlin İslam Federasyonunun görevlerine bilhassa şu konularda dahildir :

  1. Günlük hayatın her sahasında islami konuları çok iyi bilen ve yayan, iyi eğitilmiş Müslüman öğretmenler tarafından, İslam`i cemaatlerin dini kurallara uygun olarak hazırladığı ve Eğitim Senatosunca kabul edilen müfredata uygun olarak din dersleri verilmesini temin etmektir. Bununla ilgili olarak, din dersi öğretmenleri Federal Almanya ve Berlin Eyalet Anayasasına ait hukuki esas ve kuralları dikkate almalıdırlar. Özellikle okul eğitiminde devlet ile din arasındaki koordinasyona ve ailenin benimsediği eğitime uygun olmalıdır.
  2. Berlin de mevcut bulunan İslam`i cemiyetleri bizim cemaatimiz ile birleştirerek dini çalışmalarımızı düzeltmek ve geleceğimiz için birlikte hereket etmek.
  3. Berlin’deki toplumsal gruplar ile temasa geçerek, burada yaşayan Müslümanların entegrasyon sürecinde, eşit haklara sahip olmalarını sağlamaktır. En önde gelen amacı ise, bir dünya dini olan İslam dininin de diğer dinlerle aynı dini eşitlik haklarına kavuşturmasıdır.
  4. Yeni kurulan İslam`i cemiyetleri desteklemek ve onları cemaatimizde birleştirmek.
  5. Mescitler, Okullar, Meslek Eğitimi Okulları ve Camiiler kurarak Berlin deki Müslümanlar`a hizmet vermek ve bu kurumlarda farklı düşünenler ile Müslümanların dialog kurulmasını sağlamak.

Kurum kendisinin görevini yalnızca ve dolaysız olarak, kamuya faydalı olma yönetmeliğine göre yerine getirir. Kurum kendi amacına yabancı olan hiçbir şahsı idari işler için görevlendirip uygun olmayan menfaatler sağlayamaz.

Neler yapılmalıdır:

  1. Federasyon, amacına uygun olarak yapılanmalıdır.
  2. Yüksek din kurulu oluşturulmalı ve ihtiyaç duyulan konularda, içinde bulunduğumuz toplumun şartları göz önünde bulundurularak ihtiyaca uygun açılımlar ortaya konulmalı ve bu açılımlar(fetvalar) aylık bildirilerle cemaata ulaştırımalıdır.
  3. Kiliselerle ve Eğitim kurumlarıyla olan münasebetler, ikişkiler şeffaf bir şekilde çözüme yönelik olarak kurulmalıdır.
  4. Hizmetler Alman Hukukuna uygun olarak planlanmalı, ve güven vermelidir.
  5. İslami cemaatlarla asgari değil, azami müştereklerin tesbiti yapılmalı ve üzerinde çalışılmalıdır.
  6. Hastanelerde, hapishanelerde ihtiyaca cevap verecek şekilde örgütlenilmelidir.
  7. Camilerde okunan hutbeler günün anlam ve mahiyetine uygun, halkın ihtiyacına cevap verecek şekilde Yüksek Din Kurulu tarafından hazırlanmalı ve hocalara tavsiye olarak ulaştırılmalıdır.
  8. Zaman zaman değişik konularda paneller, konferanslar düzenleyerek halk bilgilendirilmelidir.
  9. Amaca uygun özel okullar açılmalıdır, var olan okullar da değişik ilçelerde şubeler açarak eğitime gerekli olan katkılar yapılmalıdır.
  10. Tüzükte açıkça belirtildiği gibi Federasyonun faaliyetleri, Kur’an ve Kur’an’dan onay alan sünnet doğrultusunda yapılmalıdır. Yüzlerce sene önce verilmiş fetvalarla o fetvalara sıkı sıkıya bağlanarak, Kur’an buyruğuymuş gibi o fetvaları cemaata hiç bir ayıklama yapmadan takdim etmek, Kur’an buyruklarıyla örtüşmeyen davranışlardır.

Ben federasyonu tüzüğüne uygun olarak yönetmek için aday oldum. Cemaatın da bu kötü yönetime dur diyeceğini düşünüyorum.

Rüştü Kam

Rüştü Kam'dan Cemaat Başkanlarına:

Sayın Başkan

Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

22 seneden beri teşkilatımız bünyesinde çeşitli görevlerde bulundum. Bu çalışmalarımda her zaman teşkilatımızı bir adım ileriye nasıl götürebilirim onun hesabını yaptım ve bu hesap doğrultusunda cemaatımızın içinde yaşadığı toplumun şartlarını analiz ederek kendime hedefler tayin ettim. Bu hedeflerin çoğunun geldiğim bu noktada yakalandığını görmek bana mutluluk veriyor. Teşkilatımızın her kademesinde mucadelesini verdiğim konuların benimsenmiş ve uygulamaya konulmuş olması beni mutlu etmektedir:

  • Kadınlar ve erkekler için motivasyon salonlarının açılması,
  • Değişik ensntrümanlarla bestelenen ilahilerin dinlenir hale gelmesi,
  • Banka kredileriyle gayrimenkuller alınarak Avrupa’da mülk sahibi olunması,
  • Meşakkatlerin olması durumunda namaz ve abdest konularındaki kolaylıkların uygulanmaya başlanması,
  • Seferilik konusunda 90 km.‘lik mesafenin güven esasına oturtulması,
  • Yanlarında mahremi olmayan bayanların diğer kadınlarla birlikte Hacca gitmelerinin mümkün olabileceği konusunun uygulamaya başlaması (doksanlı senelere kadar hülle nikahıyla Hacca gitmenin ancak mümkün olabileceğini hatırlayalım),
  • Resmi nikah olmadan dini nikah yapılmasının sakıncalarının anlaşılması,
  • Talak-ı selaseyle şahısların hanımlarını boşayamayacaklarının anlaşılır hale gelmesi v.b. konular benim mücadele alanlarımı oluşturmuştur.

Geldiğim noktadan geriye baktığımda pişman olacağım bir mesele yoktur. Aynı azim ve gayretle yoluma devam ediyorum. Mücadelem çetin oluyor. Önüme engeller konuluyor, mücadelesini verdiğim bu konularda sıkıntılarla karşılaşıyorum ama bu sıkıntılar beni yıldırmıyor biraz daha kamçılıyor. Davamın yüceliği yılgınlığa düşerek adam sende deyip geçmeme mani oluyor.

Ben bu davaya 15 yaşında gönül verdim ve benim bütün sülalem bu dava için mücadele ediyor. Benim ailem ve çocuklarım da bu dava için mücadele ediyor. Önümüze yol kesiciler çıkıyor. Hak yolunda menfaat gözetmeden çalışan insanların kaderidir dikenli yollardan geçerek hedefe doğru ilerlemek. Peygamberlerin mücadeleleri hep böyle oldu. Kimisinin ümmet sayısı 2, kimisinin 12 oldu ve kimisi testereyle kesilerek öldürüldü. Kimisi de Haç’a gerilerek öldürülmek istendi. İmam-ı Azam davası için kırbaçlandı ve zindanda kırbaç altında can verdi.

Rahat koltukta oturarak, lüks arabalara binerek, villalarda yaşayarak hedefe gidilmiyor. ‘’Sizden öncekilerin başına gelenler, sizin başınıza gelmeden kurtuluşa ereceğinizi mi Sanıyordunuz’’ , ‘’Allah yolunda mücadele edenlerle etmeyenler ayırdedilmeden kurtuluşa ereceğinizi mi sanıyorsunuz” bunlar ve benzeri ayetler dava adamını tetikleyen ayetlerdir. Ben işte böyle bir anlayışın adamıyım.

45 yılımı verdiğim bu dava gerçekten yüce bir davadır. Bazı ucuz dava adamları beni yolumdan vazgeçiremeyeceklerdir.

Sayın başkan, hizmetlerimin ve çalışmalarımın devam etmesi ve biraz daha resmiyet kazanması için İslâm Federasyonu başkanlığına aday olduğumu daha önce sizlere bildirmiştim. Adaylığım devam ediyor ve 21 Aralıkta yapılacak olan seçimde oylarınıza talibim. Geleceğiniz için yapacağınız yatırımın ilk adımını böylece atmış olacaksınız. Saygılarımı sunar işlerinizde başarılar dilerim. Allah’a emanet olunuz.

Rüştü Kam

Kim-Kimdir

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - Q - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - X - W - Y - Z


Oluşturulduğu 12.12.2008 tarihinden beri bu sayfaya 359 kere erişilmiş olup
© AYPA.de sitesi ise kululduğu 31.12.1996 tarihinden bu yana toplam 2.148.600 + 3185762 kere ziyaret edilmiştir.